Güneş Enerjisi: Öğrenmenin Işığında Bir Dönüşüm Hikayesi Bir eğitimci olarak, her yeni konuyu öğrenmenin insan zihninde yarattığı kıvılcımı görmek her defasında beni büyüler. Güneş enerjisini araştırmak da böyle bir öğrenme yolculuğudur — bilgiyle, farkındalıkla ve dönüşümle dolu. Öğrenme teorilerinden yola çıkarak, güneş enerjisini yalnızca teknik bir konu değil, aynı zamanda pedagojik bir keşif alanı olarak görmek mümkündür. Çünkü öğrenmek, tıpkı güneş gibi, karanlıkları aydınlatır. Öğrenme Kuramlarıyla Güneş Enerjisini Keşfetmek Davranışçı yaklaşıma göre öğrenme, tekrar ve pekiştirme yoluyla gerçekleşir. Güneş enerjisine geçiş süreci de aslında bu kuramla paralellik taşır. İnsanlar, çevresel farkındalıklarını arttırdıkça ve güneş panellerinin verimini deneyimledikçe, davranışlarında kalıcı bir…
10 YorumEtiket: bir
Gümüş Balığı Ayıklanır mı? Edebiyatın Dönüştürücü Merceğinden Bir Yorum Kelimenin gücü, kimi zaman bir bıçak kadar keskin, kimi zaman bir tül kadar yumuşaktır. Edebiyat, bu iki uç arasında insanın duygularını, düşüncelerini ve dünyayla kurduğu ilişkiyi dönüştürür. “Gümüş balığı ayıklanır mı?” sorusu, ilk bakışta mutfakta yankılanan gündelik bir merak gibi görünse de, bir edebiyatçının gözünde bu soru, yaşamın içindeki saf, narin şeylerin nasıl ele alınması gerektiğine dair derin bir metafora dönüşür. Çünkü her kelime, her nesne, hatta her balık bile, bir anlatının içinde anlam kazanır. Gümüş Balığı: Sembolün Parıltısı Edebiyatta gümüş, sıklıkla ışığı, berraklığı, saf ama kırılgan bir güzelliği temsil eder.…
12 YorumGeçmeyen Hıçkırığın Sebebi Nedir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyasal Analiz Hıçkırık, bazen fiziksel bir rahatsızlık gibi görünse de, toplumsal ve siyasal bağlamda çok daha derin anlamlar taşır. Bir siyaset bilimci olarak, hıçkırığın geçmemesi, bireysel bir sorun olmanın ötesine geçer; toplumsal yapılar, güç ilişkileri ve ideolojik baskılarla biçimlenmiş bir fenomen olabilir. Bir hıçkırığın sürekli hale gelmesi, sadece bir biyolojik yanıt değil, aynı zamanda bir sistemin işleyişine dair ipuçları sunan bir metafor olabilir. Peki, geçmeyen hıçkırık, toplumsal yapılar ve güç ilişkilerinin bir yansıması olarak nasıl okunabilir? Ve bu sorunun çözülmesi, iktidar, kurumlar ve vatandaşlık…
8 YorumEskişehir Sivrihisar Rakım Kaç? Tarih, Coğrafya ve Toplumsal Dönüşüm Üzerine Bir İnceleme Bir tarihçi için coğrafya, geçmişin sessiz tanığıdır. Dağlar, ovalar, rüzgârlar ve rakımlar; bir toplumun yaşam biçimini, ekonomisini, hatta kültürel kimliğini belirleyen görünmez ellerdir. Eskişehir’in Sivrihisar ilçesi de bu anlamda Anadolu’nun tarihsel derinliğini ve kültürel zenginliğini taşıyan bir coğrafyadır. Sivrihisar, rakımıyla, mimarisiyle, tarihsel hafızasıyla bir zaman köprüsü kurar. Bugün sorulan basit bir soru — “Sivrihisar rakım kaç?” — aslında çok katmanlı bir cevabı hak eder; çünkü bu rakım, sadece bir yükseklik değil, bir yaşam biçiminin de göstergesidir. Sivrihisar Rakımı ve Coğrafi Kimliği Sivrihisar’ın rakımı yaklaşık 1.070 metredir. Bu yüksek…
8 YorumKapora Neden Ödenir? Güven, Taahhüt ve Geleceğin “Cayma Parası” Birlikte düşünelim: Bazen bir evi görür, bir düğün mekanı beğenir ya da koleksiyonluk bir konsere bilet buluruz; kalp “al!” der, akıl “emin misin?” Kapora tam bu ikisinin ortasına yerleşen küçük ama etkili bir köprü. Ne tamamen bağlar, ne de tamamen serbest bırakır. Bir sözün, bir niyetin, bir planın minik ama anlamlı “ön notu”dur. Peki kapora neden ödenir; bu küçük miktar, ilişkilerimizi, ticareti ve hatta karar verme biçimimizi nasıl şekillendirir? Kapora Nedir? (Ve Neden Tek Kelime Değil, Bir Mekanizma) Kapora; alışveriş, kiralama ya da hizmet sözleşmesinde tarafların niyetini somutlaştıran, çoğunlukla iade/mahsuba konu…
6 YorumKültürlerarası Bir Bağlantı Aracı: Vodafone Görüntülü Arama Üzerine Antropolojik Bir Yolculuk Dünyayı anlamak, sadece gözlemlemekle değil, insan ilişkilerinin dokusuna dokunmakla mümkündür. Bir antropolog olarak, farklı kültürlerin iletişim biçimleri beni her zaman büyülemiştir. İletişim, her toplumda bir ritüeldir; kelimeler, jestler ve semboller aracılığıyla kurulan bir köprüdür. Bugün bu köprü, ekranlar üzerinden kuruluyor. Peki, Vodafone görüntülü arama bu çağdaş ritüellerin neresinde duruyor? Bu yazıda, “Vodafone görüntülü arama nasıl yapılır?” sorusuna yalnızca teknik bir yanıt değil, kültürel ve antropolojik bir bakış da sunacağız. Görüntülü Aramanın Yeni Ritüeli Teknoloji Çağında Yüz Yüze Olmak Antropolojik olarak her toplum, iletişim biçimlerini kendi kültürel kodlarıyla biçimlendirir. Eskiden…
12 YorumSosyal Güdü Ne Demek? Ekonomik Perspektiften Bir Analiz Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Ekonomi, kaynakların sınırlı olduğu ve bu sınırlı kaynakların en verimli şekilde nasıl dağıtılacağına dair bir bilim dalıdır. Bireyler, toplumlar ve devletler, her gün farklı tercihler yaparak kaynaklarını belirli alanlarda kullanır. Bu seçimlerin her biri, belirli sonuçlar doğurur ve genellikle bu sonuçlar, bir şeyin fırsat maliyeti ile ilişkilidir. Ekonomideki bu temel kısıtlar ve tercihler, bireylerin ve toplumların davranışlarını şekillendirirken, bazen kararlara etki eden unsurlar yalnızca bireysel kazanç ve fayda ile sınırlı kalmaz. Sosyal güdü, ekonomik davranışları şekillendiren, bireylerin sadece kendi çıkarlarını değil, aynı zamanda toplumun refahını da göz…
12 YorumOsuruk İsmi Ne Anlama Gelir? Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Analiz Toplumsal yapılar, kurumlar ve iktidar ilişkileri üzerine yapılan her inceleme, derin bir güç mücadelesini gözler önüne serer. Bireylerin, toplulukların, devletin ve diğer aktörlerin sahip olduğu güç, sadece fiziki kuvvetle değil, aynı zamanda sembolik ve kültürel araçlarla da şekillenir. Bu bağlamda, her kelimenin, her ifadenin ve hatta bazen basit bir kavramın bile toplumsal yapıları nasıl inşa ettiğine dikkat etmek gerekir. “Osuruk” kelimesi, belki de birçoğumuz için yalnızca bir gülüşme unsuru ya da tabularla yüklü bir konuşma biçimi olarak kalabilir. Ancak, bir siyaset bilimcisi bakış açısıyla, bu kelimenin ardında…
12 YorumNazara İnanılır mı? Psikolojik Bir Bakış Açısıyla İnanç ve Algının Gücü Bir psikolog olarak insanların davranışlarını, inanç sistemlerini ve korkularını gözlemlerken en çok ilgimi çeken sorulardan biri hep şu olmuştur: “Nazara inanılır mı?” Bu soru sadece kültürel bir merakın değil, aynı zamanda insan zihninin karmaşık işleyişinin de bir yansımasıdır. Çünkü nazar, görünmeyen bir güce atfedilen etkidir; ancak bu etkiyi “gerçek” kılan şey çoğu zaman insanın inanma eğilimi, yani psikolojisidir. İnanç, insan zihninin belirsizlikle baş etme stratejisidir. Nazara inanmak, aslında kontrol edilemeyen bir dünyada güven ve anlam arayışının bir sonucudur. Peki, bu inanç hangi psikolojik süreçlerden doğar? Bilişsel Psikoloji Perspektifi: Beynin…
6 YorumGuvernör Nasıl Yazılır? Ekonomik Perspektiften Bir İnceleme Giriş: Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları Bir ekonomist olarak, kaynakların sınırlılığı ve bu sınırlılıklar karşısında yapılan seçimlerin sonuçları üzerine düşünmek, her zaman en temel meselemiz olmuştur. Ekonomi, temelde seçimler yapma sanatıyla ilgilidir. Bireyler, hükümetler ve hatta kurumlar, her gün sınırlı kaynaklarla karşı karşıya kalır ve bu kaynakları en verimli şekilde kullanmak zorundadırlar. Ancak bu seçimlerin sonuçları sadece kısa vadede değil, uzun vadede de toplumsal refahı, piyasaları ve genel ekonomik dengeyi etkileyebilir. Bugün, “guvernör” kelimesinin yazımının ötesinde bir ekonomik analiz yapmak istiyorum. “Guvernör” kelimesi genellikle, belirli bir yönetici veya lider anlamında kullanılsa da, bu…
12 Yorum