3 Kademe Ne Demek? Biraz Derinlemesine Düşünmek
İstanbul’da yaşıyorum, gündüzleri ofiste çalışıp akşamları blog yazıyorum. İki farklı dünyada yaşamak gibi bir şey. Bir yanda ofis işleri, diğer yanda kendi yazılarımı yazarken düşündüğüm şeyler… Geçen gün iş arkadaşlarımla konuşurken bir konu açıldı: “3 kademe nedir?” Hemen kafamda bir soru işareti oluştu, çünkü aslında 3 kademe terimi, farklı alanlarda kullanılabilen bir şey. Ama ne anlama geliyor, neden kullanılıyor? Hadi gelin, birlikte bu soruyu biraz daha derinlemesine keşfedelim.
3 Kademe: İki Farklı Anlam
3 kademe, aslında bir kavramın farklı alanlarda çeşitli anlamlar kazanabilmesiyle ilgili çok yaygın bir örnek. Hani bazen bir terim, farklı işlerde farklı şeyleri ifade edebiliyor ya, 3 kademe de onlardan biri. Öncelikle, bu terimi iki ana bağlamda ele alabiliriz: İletişim ve organizasyon yapıları.
İletişimde 3 kademe, çok basit bir yapıya sahiptir. Üst, orta ve alt kademe. Yani bir organizasyonun yapısında ya da toplumsal hiyerarşide üç ana düzey bulunur. Yine de, sadece iş hayatıyla sınırlı kalmıyor. Sosyal ilişkilerde de benzer bir yapı var aslında. Ben mesela bir arkadaş grubunda hep “orta kademe”deyim gibi hissediyorum. Üst kademe, yani liderler ve daha tecrübeli kişiler vardır; alt kademe ise genelde daha genç ya da az deneyime sahip olanlardır. Ama “orta kademe” olmak da aslında kolay değil. Hani bazen üst kademe ile alt kademe arasında kalmak var ya, işte o kadar zorlayıcı bir durum.
İş Hayatında 3 Kademe: Nerede Durduğumuz?
Bir de iş dünyasında 3 kademe meselesi var. Bu, belki de daha somut bir şey. Şirketlerde, çalışanlar genellikle üç ana grupta toplanır: Yönetim, orta kademe ve çalışanlar. Ben de iş hayatında bu yapıyı defalarca gözlemledim. Bazen o üst kademeye bakıp, “Keşke ben de onların yerinde olsam,” dediğim çok oldu. Ama sonra düşündüm, o üst kademede olmak, aslında sorumluluğun ve stresin de katlanması demek. Bunu bir arkadaşım çok iyi anlatmıştı: “Yönetici olmak, aslında biraz da yalnız kalmak demek. Çünkü hem alt kademeye hem de üst kademeye hitap etmen gerekiyor, ve bu zor bir denge.” Hani yönetici olmanın cazibesi var ama bazen bu sorumluluklar insanı gerçekten yorabiliyor.
Mesela, geçen hafta iş yerinde önemli bir proje sunumumuz vardı. Benim işim sunumu hazırlamaktı ama sunumu üst kademe yapıyordu. Bir an düşündüm: “Acaba ben de burada olmalı mıydım? Orta kademe olmak bu kadar kritik mi?” Gerçekten de bazen “orta kademe”de olmak çok dikkat isteyen bir şey. Hem üst kademenin beklentilerini karşılamak hem de alt kademe çalışanlarının isteklerine çözüm bulmak… Gerçekten çok yorucu. Ama bir yanda da, bu kademe geçişlerinin bizi nasıl şekillendirdiği çok önemli. İnsan, hangi kademede olursa olsun, her durumda sorumluluk almalı.
Toplumsal 3 Kademe: Aile ve Sosyal Yapılar
Şimdi bir de iş dışında, toplumsal yapıyı göz önüne alalım. 3 kademe kavramı, aile yapısında da var. Yani, büyükler, orta kuşak ve çocuklar. Herkesin bir rolü var ve bu roller çok önemli. Ben bazen kendi ailemde 3 kademe dinamiklerini gözlemliyorum. Annem, babam ve ben – aslında bizim ailede hepimiz, bir şekilde aynı kademe üzerinde yer alıyoruz. Tabii, bazen genç olmanın avantajları oluyor. Ama yaşadıkça, o üst kademe olmanın gücünü de fark ediyorsun. Benim bir arkadaşım, “Ailemde üst kademe olmak istemiyorum, çünkü hep bir sorumluluk var,” demişti. O anda kafamda bir soru belirdi: Gerçekten de üst kademe olmanın baskısı, alt kademenin rahatlığına göre daha zor mu?
Bazı aile yapılarında ise bu kademe yapıları daha belirgin olabiliyor. Mesela, büyüklerin sözünün geçtiği ve daha çok saygı duyulduğu ailelerde, 3 kademe yapısı daha çok gözlemlenir. Ama bu kademe yapısının toplumsal normlara göre şekillenmesi çok ilginç. Türkiye’de genellikle ailede büyükler, özellikle de babalar üst kademe olarak görülür. Oysa, her birey kendi hayatını yaşarken, bazen bu kademe yapılarının getirdiği baskılarla başa çıkmak zor olabiliyor.
3 Kademe: Gelecekte Ne Olacak?
Peki, 3 kademe yapısı gelecekte nasıl değişebilir? Teknolojinin yükselmesiyle birlikte, bu kademe yapılarının değişmesi mümkün mü? Belki de gelecekte organizasyonlar daha yatay bir yapıya bürünecek ve hiyerarşi daha da azalacak. Bu durumda, 3 kademe yerine daha dinamik ve esnek bir yapı oluşabilir. Ama ben, “Acaba, bu kademe yapıları yine de yerini bulur mu?” diye düşünmeden edemiyorum. Çünkü her toplum, farklı gelişim aşamalarından geçiyor ve kademe yapıları da buna bağlı olarak evriliyor.
Belki de gelecekte, herkesin daha eşit olduğu bir toplum yapısı ortaya çıkar. Ama bir yandan da, her insanın bir yerinin olması gerektiği gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Çünkü her insanın bir rolü, bir sorumluluğu olmalı. Hangi kademe olursa olsun, aslında insanın değerini ölçen şey, o kademe içindeki duruşu ve katkısıdır.
Sonuçta, 3 Kademe Ne Anlama Geliyor?
Aslında 3 kademe, hayatın her alanında karşımıza çıkan bir yapıyı ifade ediyor. Toplumda, iş hayatında ve ailede, üçlü bir denge var. Üst kademe, orta kademe ve alt kademe. Her biri farklı sorumluluklar taşıyor. Ama en önemlisi, bu kademe yapılarının aslında sadece birer kavram olmadığını, insanların günlük yaşamlarına nasıl etki ettiğini anlamak. Belki de hepimiz, nerede durduğumuzu ve hangi kademe içinde yer aldığımızı sorgularken, daha fazla empati ve anlayışla yaklaşabiliriz. Çünkü her kademe kendi içinde değerli ve önemli bir rol üstleniyor.